GİTMEK Mİ ZOR,KALMAK MI ZOR ?

Ekim 2008'de yazdığım yazıda,bizi kısa vadede hem kupa hem de ligde başarıya götürebilecek teknik adamın Mustafa Denizli olabileceğini yazmıştım. Öyle de oldu.
Ancak şunu da biliyorum ki; Mustafa Denizli,orta ve uzun vade hocası değil.Son çıkışı ve resti de bunu doğrular nitelikte. Kendisini de aşırı motive ederek,uykusuz kalarak,sağlığını tehlikeye atarak, çifte kupa kazanan takımın hocası oldu ve görevini tamamladı.Psikolojisi de kesinlikle bu doğrultuda.
Ben CL'de oynayacağımız önümüzdeki sene, Mustafa Denizli'nin aynı motivasyon ve hırsta olabileceğine inanmıyorum. Fenerbahçe ile " 0 " çektiği sezonu hatırlıyorum.Çifte kupa, Denizli için ciddi bir rahatlama,ve hedefe varış anı çünkü.Riske girdi ve kazandı.Şimdi masadan kalkmak istemesi gayet normal.
Ya çok ciddi bir şekilde, motive edilerek hatta 3-5 yıllık sözleşme ve yapılanmalar önerilerek kalmaya ikna edilsin. Ama, en ufak bir tereddüt da varsa, Denizli'nin kararında, teşekkür edilerek yollar ayrılsın.
Artık bir hedef koyarak,sistemli ve programlı bir şekilde ona yürüme zamanı.Ama Mustafa Hoca'nın şu andaki ruh haliyle bu pek mümkün gözükmüyor.Mustafa Hoca'yı bu plan ve programa inandıracak,onu Çeşme'nin huzurundan uzaklaşmaya ikna edecek ciddi bir terapist lazım.
Mustafa Denizli'nin, Ümraniye'de kurduğu otoritenin bazı yöneticilerde rahatsızlık yarattığı,gazetelerde yazmaya başladı (Bugünkü Vatan). Ben kesinlikle doğru olduğuna inanıyorum. Hatta, şampiyonluğun temelinde,Sinan Engin'in ve bazı yöneticilerin futbol takımından uzaklaşmaları yatıyor.
Bu bile, Denizli'nin kalması için yeterli bir sebep aslında ama yukarıda anlatmaya çalıştığım, motivasyon konusu da hiç göz ardı edilecekbir konu değil.
Uzun lafın kısası,Beşiktaş ve Mustafa Denizli yol ayırımında !
Denizli tarafından bakacak olursak;ya denizi,kumu,güneşi,yazı tercih edecek, ya da bir riske daha girip,kaygan zeminde buz pateni yapmayı,kışı tercih edecek. ( bu kışın sonunda bir yaz daha gelebilir)
Beşiktaş tarafından bakacak olursak,aslında Demirören tarafından demek daha doğru; haliyle yine anlık düşünecektir.Kendisine, bu nefesi aldıran, ona başkanlık tarihindeki en doğru işi yapma fırsatını veren hocasını bırakmak istemeyecektir.Zaten öyle de yapıyor.
Ben kendisinin, herhangi bir programı,planlaması,transfer stratejisi,altyapı planlaması olduğuna ihtimal vermiyorum. En ufak bir finansal fizibilitesi olmadan,stada kazma vuracağız maçlarımızı Anadolu'da oynayacağız diyen bir adamdan bahsediyoruz sonuçta. Nasıl inanabilirim ki ?
Özetle,Beşiktaş'ın geleceğini Mustafa Denizli'nin kararı belirleyecektir.Eğer bırakmakta çok ısrarcı olursa,ondan hayır gelmeyeceğini ve B planını devreye sokması gerektiğini düşünebilecek bir başkan ve YK'mız olsaydı endişe duymazdım. Ama duyuyorum !
Saygılarımla,
Yorumlar