BERND HOCA !

Aslında bu yazı için zamanlama kötü.
Maç sonrası yazılmış bir yazı da değil. Hatta, mağlup olduğumuz bir maçtan sonra yazmayı tercih ederdim. Geçen hafta yazmıştım, kısmet bu akşamaymış,ancak toparladım.
Yaklaşık 12 yıldır,WK 'da bir düzine teknik direktör için yorum yazdık,yazıyoruz.
Hep aynı isteği duymuşumdur içten içe. Hep " Tamam.Budur.Yapalım 10 senelik kontrat" hissiyatını yaşamak istemişimdir.
Ama hep bir şeyler eksik kalmıştır. Elim gitmemiştir. Yok, o adam bu adam değil demişimdir. Sistem,tarz,babacanlık,teknik,taktik hep bir parça yüzünden bir türlü güvenememişimdir o "10 sene" olayına. Del Bosque dahil...!
Ama artık eminim. O adam Bernd Schuster ! Gözüm kapalı, 10 senelik kontrat yapacağım teknik adam Bernd Schuster'dir. Kariyeriyle,tarzıyla,zekasıyla,demeçleriyle,taktik bilgisiyle,yöneticilik becerisiyle o adamın Schuster olduğundan eminim.
Teknik adamlık,zeka ve yöneticiliğin çok güzel bir harmanı Bernd Schuster ve kaldığı her sene üzerine koyarak ilerler,eğer yönetim kademelerinde başka saçmalıklar yaşanmazsa.
Yıllarca,savunma dominant oynamaya çalışmış bir takımı,elinin değdiği andan itibaren hücumcu bir takıma dönüştürebilmek öyle kolay bir iş değil.
Neredeyse hepimizin, gönderilecekler listesinde ilk sıralara yazdığımız adamların,olumlu yanlarını bu kadar kısa sürede ortaya çıkarabilmek kolay iş değil.
Rotasyon olarak dillendirilen ekonomik kadro kullanımını bu kadar sanatsal ve bilinçli kullanabilmek o kadar kolay bir iş değil.
Burada küçük bir de parantez açmak istiyorum. Genelde bu rotasyon anlatılırken ,hep her futbolcusunu hazır tutmak istiyor klişesi öne sürülür. Yanlış değil tabi.Ama eksik. Sezonu erken açan her takım, Kasım-Aralık döneminde mutlaka ciddi bir düşüş yaşar. Kaslar iflas eder çünkü.
Hatırlayın geçen seneki Fenerbahçe ve Galatasaray'ı. Nasıl çakılmışlardı. Belki bizde düşeceğiz ama Schuster aslında bu değişiklikler ile bu düşüşün fiziksel etkilerini de minimize etmeye çalışıyor. Amaç sadece adaletli forma dağıtımı değil yani.Kapa parantez.
Guti,Queresma gibi yıldızları, gencecik Neciplerle,Onurlarla,İsmaillerle harmanlamak kolay iş değil. Geldiği ülkenin dilini öğrenmek için herkes bu kadar çaba göstermez.Bu iş disiplinine sahip olmak da kolay değil. Haftada iki gün Türkçe dersi aldığını ben yeni öğrendim .( Bu bilgi için Teşekkürler Selçuk Tanrıverdi)
Antalya maçındaki ikinci golden sonra, yedek kulübesindeki futbolcularla, locadaki futbolcuların aynı mutluluğu yaşaması ve onlara bu psikolojiyi vermek de kolay değil. Uzun bir yolda, mutlaka tökezlemeler,şanssızlıklar, teknik adam formsuzlukları olacaktır,ama Beşiktaş'ın kimyasına uymuş olan, Beşiktaş'ı uzun vadede başarıya götürecek hoca Bernd Schuster'dir.
Ama 3, ama 5 tercihim 10 sene sonra, bu kimyaya uyacak benzer,sistemi kökten değiştirmeyecek mentalde bir hoca ile devam edilmesi ve bu konuda da bir istikrara sahip olmaktır.
İyi ki Türkiye'desin ve iyi ki Beşiktaş'ımın hocasısın Bernd Hoca !
Yorumlar